Katılım
9 Eki 2021
Mesajlar
33
Tepki puanı
1,760
NZ Yaşı
4 Yıl 6 Ay 10 Gün
NZR
61.25₺
Çekimlerim
50
Kafamızın içinde ortalama bir buçuk kilogram ağırlığında ve yine ortalama 1260 santimetreküp hacme sahip bir organ var. Bu organ otururken, yürürken, koşarken ve farkında olduğumuz veya olmadığımız bütün işleri yaparken her an aktif. İçerisindeki nöronlar arasındaki bilginin seyahat hızı saniyede 1.6 kilometre ile 436 kilometre arasında değişiyor. İçerisinde saniyede 11 milyon bit veri akıyor. Fakat biz bu olanların çok azından haberdarız.
Nizore12.jpg

Bu kadar işi sadece yüzde beşlik bir kısmıyla yapıyor.
Öyle mi yapıyor?
Yani gerçekten yüzde beşini mi kullanıyoruz?

Bu doğru olabilir mi?
Bu kadar kompleks bir organın yüzde beşini kullanıyoruz. Aslına bakarsanız bu yanlış bir bilgi ve halk arasında çokça değişiyor. Kimine göre yüzde bir kimine göre yüzde beş.
Fakat beyinle ilgili çalışan Bilim insanlarının bulgularına göre Sağlıklı bir insanın beyninde çalışmayan hiç bir kısım yok.
Keza bugün bilim insanları beynin çalışma esnasındaki sesini bile kaydedebiliyor. Yani beynin çalışmayan hiçbir bölümü yok.

Ama merak etmeyin aynı organı Albert Einstein gibi dehalar bu dünyada yaşadı. Yani önemli olan kafamızın içindeki bu Muazzam organı bizim ne kadar kullandığımızdır. Kafanızın içindeki bu Muazzam organ Siz uyurken bile aktif ve her an çalışıyor.

Rüyalarınızdaki senaryoları kim üretiyor?
O güzel rüyaları kim kuruluyor?

Kalp atışımızdan kan basıncımıza, üşüdüğümüzde titrememize kadar her an vücudumuz üzerinde aktif rol oynuyor.
Bu organın yüzde yetmiş beşi sudan oluşur ancak bu su oldukça kompakt yapılıdır. Kafatası ile korunur ve bir sıvı içinde yüzer. Bunun sayesinde beynimizi dış etkilerden korur ve ani kafa hareketlerinde beynimiz kafatasına çarparak zarar görmez.

Peki Beynimiz ne kadar enerjiye ihtiyacı var?
Beynimiz Vücut kütlemizin sadece yüzde ikisini kaplamasına rağmen vücudumuzdaki bütün enerjinin yüzde yirmi beşini harcar. Beynimiz uyku halinde bile bir ampulün tükettiğini eşdeğer enerji tüketir. Aşırı ve sade bir varsayımla beynimiz her saniye 20 kilogram ağırlığındaki bir cisme bir metre yüksekliğe kaldırmanıza eşdeğer enerji tüketir.
Bu değerlere şaşırmamak gerek çünkü biz insanlar her saniye düşünürüz birçok Eylem gerçekleştiririz. Her an beynimizin aktif olduğunu düşünürsek bu değerler normaldir.

Peki kafamızın içindeki bu organ bu kadar veriyi nerede ve nasıl tutuyor?
Çoğu insan hafızayı bir bilgisayarın diskine benzerdir fakat bilim insanları çok daha farklı düşünürler. Onlara göre hafıza beyninizde gerçekleşen işlemler zinciridir. Fark etme, kaydetme, hatırlama ve unutma zinciri. Örneğin sevdiğimiz bir şey kaybettiğimizde beyniniz o şeyin işlevini, biçimini ve bizim için neler ifade ettiği gibi şeyleri hatırlar. Eğer kaybettiğim şey bizim için değerliyse ona özel bir çok anıyı da yeniden yaşarız. Kaybettiniz ve değer verdiğiniz bir şey ilk kaybettiğinizde aklından neler geçtiğini düşünün.
Bu şey yenilenebilir bir şey miydi?

Steven Pinker’in da dediği gibi “Bizler büyük ölçüde hafızalarımızdan ibaretiz.” Yani kısaca Beynimiz bilgileri zincirleme bir şekilde tutar. Her yeni bilgi öğrendiğimizde iki nöron arasında bağlantılar oluşur ve siz o bilgi hakkında düşündükçe nöronlar arasındaki bağ o kadar kuvvetlenir ve siz o bilgiyi ezberlemiş olursunuz. Beynimiz yeni bilgiyi önce kısa süreli hafızada tutar. Siz o bilgi hakkında ne kadar düşünürseniz bilgi güçlenir ve uzun süreli hafızaya geçer. Fakat önemsemediğiniz bir bilgiyle karşılaştığınızda beyniniz bu bilgi hakkında düşünmediğiniz için ortalama 30 saniye içinde bu bilgiyi unutur.

DEVAM EDECEK...
 
Katılım
13 Eki 2021
Mesajlar
19
Tepki puanı
1,056
NZ Yaşı
4 Yıl 6 Ay 6 Gün
NZR
3.90₺
Çekimlerim
50
Beynimizin sağ ve sol lobları bulunur. Tabii bazı insanlar işte Sağ taraf çalıştırır , sol tarafta sağ tarafı çalıştırır gibi şeyler söyleniyor ama bunların ne derece doğru olduğunu bilmiyorum. Benim bildiğim şeyler şunlar şimdi Beynin sağ lobu tamamen şimdiki zaman ile ilgileniyor. Yani herhangi bir yerde veya zamanda o an ne yapıyorsan onunla ilgilendim Mesela işte Bu satırları okurken Bulunduğunuz ortamın kokusu sıcaklığı işte ışığı tamamen Sabri'nin sayısını bildiriliyor Beynin sağ tarafı resimlerle düşünüyorum Seni hayal ediyorum duyu organlarımız tarafından bu kısım sürekli bir bilgi akışı sağlanıyor sağ beyinde bunları alan durarak ortamda ve bedenin O anki durumu ile ilgili bir çıkarım yapıyor yani konulan anda bununla yerin nasıl göründüğünü nasıl korktum utanın nasıl olduğunu ve dışarıda ne tür sesler olunuz ağabeyini sayesinde Biliyorsun senin iki insan Dünya ile saat beynini sayesinde bağlantıya geçer Yani öyle bir durumdan bahsediliyor sana benim beden hareketinden vücudun O anki durumunu gösterir örneğin tarihi tuttuğunuzda eliz'in Şu an tam olarak nerede olduğunu ya da ayağınızın o anki konumu farkında olmadan sadenin sayısı nedir sol sol yarı kirasında konuşarak düşünüyor içinizdeki ses asıldan sol sesidir sol yarı kürenin Busesi aklına hiç susmaz sizin iş dünyasını dış dünyaya bağlayan da sol beynin konuşarak düşünmesidir İyi çalışmaya devam edebilmesi için beyninde Tıpkı makineli gibi yaş ilerledikçe biraz bakıma ihtiyacı vardır ama makinelerin bakım kılavuzu gibi Herhangi bir haber bulunmuyor mevcut veriler ise bir birlikte resim ve kafa karıştıran dikte şöyle örnek vereyim bir odaya doğru yürüyüp içeri girerken oraya Niye gittiniz mi unuttuğunuz oluyor mu örneğin insan yaş ilerledikçe havzasında zayıflamaya başladığını var sermenin oysa Bu sadece yaşlıların değil gençlerin de başına gelebiliyor uzmanları gerçekliği bir sorun olmazsa yaş ilerledikçe beyinsel becerilerini konusunda Güven yitirdiğimiz belirtiyor bunun sonucu olarak dış derslikleri ihtiyaç duyar arabamızı Navigasyon'a cep telefonunu yarısına bas yürür hale geliyor yani gittikçe robot taşıyoruz ve elektronik ihtiyaçlara bağımlı hale geliyoruz o şekilde kapasitemizi zorlandığımız da sürece izinsiz illerimizin düşündüğü hızlandırmış oluruz yani eğer kapıda durup oraya Niye gittiniz hatırlamaya çalışıyorsak bunun hafızamızı biraz da zorlanmam gerektiğini sonucunda çıkartmalıyız.
 
Katılım
15 Eki 2021
Mesajlar
18
Tepki puanı
736
NZ Yaşı
4 Yıl 6 Ay 4 Gün
NZR
9.81₺
Çekimlerim
50
Kardeşim öncelikle çok bilgilendirici bir yazı olmuş ve begendim bence zeka doğuştan gelir ama bundan değerli şey onu çalıştırmak evet doğuştan zeki olmaya biliriz ama onu azimli ve çok çalıştırarak onu gelistirebiliriz bunu bir örnekle güçlendirmek istiyorum Albert Einsteini bu çocuk gerizekalı diye okuldan atmışlardı ama Albert Einstein atomu parcalıyıp ellerine verdi ve insanlara aslında zekanın çok büyük bir öneme sahip olmadığını gösterdi ve ondan da daha önemli olanın azim ve çalışmanın dahada önemli olduğunu gösterdi bunu size bir örnekle gösterdim yani zekanın doğuştan olsada ondan da önemli olan azim çalışmak bence ben zekanın doğuştan olduğunu savunan taraftanim
 
Katılım
15 Eki 2021
Mesajlar
20
Tepki puanı
910
NZ Yaşı
4 Yıl 6 Ay 4 Gün
NZR
30.02₺
Çekimlerim
0
Beynimizin sağ ve sol lobları bulunur. Tabii bazı insanlar işte Sağ taraf çalıştırır , sol tarafta sağ tarafı çalıştırır gibi şeyler söyleniyor ama bunların ne derece doğru olduğunu bilmiyorum. Benim bildiğim şeyler şunlar şimdi Beynin sağ lobu tamamen şimdiki zaman ile ilgileniyor. Yani herhangi bir yerde veya zamanda o an ne yapıyorsan onunla ilgilendim Mesela işte Bu satırları okurken Bulunduğunuz ortamın kokusu sıcaklığı işte ışığı tamamen Sabri'nin sayısını bildiriliyor Beynin sağ tarafı resimlerle düşünüyorum Seni hayal ediyorum duyu organlarımız tarafından bu kısım sürekli bir bilgi akışı sağlanıyor sağ beyinde bunları alan durarak ortamda ve bedenin O anki durumu ile ilgili bir çıkarım yapıyor yani konulan anda bununla yerin nasıl göründüğünü nasıl korktum utanın nasıl olduğunu ve dışarıda ne tür sesler olunuz ağabeyini sayesinde Biliyorsun senin iki insan Dünya ile saat beynini sayesinde bağlantıya geçer Yani öyle bir durumdan bahsediliyor sana benim beden hareketinden vücudun O anki durumunu gösterir örneğin tarihi tuttuğunuzda eliz'in Şu an tam olarak nerede olduğunu ya da ayağınızın o anki konumu farkında olmadan sadenin sayısı nedir sol sol yarı kirasında konuşarak düşünüyor içinizdeki ses asıldan sol sesidir sol yarı kürenin Busesi aklına hiç susmaz sizin iş dünyasını dış dünyaya bağlayan da sol beynin konuşarak düşünmesidir İyi çalışmaya devam edebilmesi için beyninde Tıpkı makineli gibi yaş ilerledikçe biraz bakıma ihtiyacı vardır ama makinelerin bakım kılavuzu gibi Herhangi bir haber bulunmuyor mevcut veriler ise bir birlikte resim ve kafa karıştıran dikte şöyle örnek vereyim bir odaya doğru yürüyüp içeri girerken oraya Niye gittiniz mi unuttuğunuz oluyor mu örneğin insan yaş ilerledikçe havzasında zayıflamaya başladığını var sermenin oysa Bu sadece yaşlıların değil gençlerin de başına gelebiliyor uzmanları gerçekliği bir sorun olmazsa yaş ilerledikçe beyinsel becerilerini konusunda Güven yitirdiğimiz belirtiyor bunun sonucu olarak dış derslikleri ihtiyaç duyar arabamızı Navigasyon'a cep telefonunu yarısına bas yürür hale geliyor yani gittikçe robot taşıyoruz ve elektronik ihtiyaçlara bağımlı hale geliyoruz o şekilde kapasitemizi zorlandığımız da sürece izinsiz illerimizin düşündüğü hızlandırmış oluruz yani eğer kapıda durup oraya Niye gittiniz hatırlamaya çalışıyorsak bunun hafızamızı biraz da zorlanmam gerektiğini sonucunda çıkartmalıyız.
Kafamızın içinde ortalama bir buçuk kilogram ağırlığında ve yine ortalama 1260 santimetreküp hacme sahip bir organ var. Bu organ otururken, yürürken, koşarken ve farkında olduğumuz veya olmadığımız bütün işleri yaparken her an aktif. İçerisindeki nöronlar arasındaki bilginin seyahat hızı saniyede 1.6 kilometre ile 436 kilometre arasında değişiyor. İçerisinde saniyede 11 milyon bit veri akıyor. Fakat biz bu olanların çok azından haberdarız.

Bu kadar işi sadece yüzde beşlik bir kısmıyla yapıyor.
Öyle mi yapıyor?
Yani gerçekten yüzde beşini mi kullanıyoruz?
Bu doğru olabilir mi?

Bu kadar kompleks bir organın yüzde beşini kullanıyoruz. Aslına bakarsanız bu yanlış bir bilgi ve halk arasında çokça değişiyor. Kimine göre yüzde bir kimine göre yüzde beş.
Fakat beyinle ilgili çalışan Bilim insanlarının bulgularına göre Sağlıklı bir insanın beyninde çalışmayan hiç bir kısım yok.
Keza bugün bilim insanları beynin çalışma esnasındaki sesini bile kaydedebiliyor. Yani beynin çalışmayan hiçbir bölümü yok.

Ama merak etmeyin aynı organı Albert Einstein gibi dehalar bu dünyada yaşadı. Yani önemli olan kafamızın içindeki bu Muazzam organı bizim ne kadar kullandığımızdır. Kafanızın içindeki bu Muazzam organ Siz uyurken bile aktif ve her an çalışıyor.

Rüyalarınızdaki senaryoları kim üretiyor?
O güzel rüyaları kim kuruluyor?
Kalp atışımızdan kan basıncımıza, üşüdüğümüzde titrememize
kadar her an vücudumuz üzerinde aktif rol oynuyor.
Bu organın yüzde yetmiş beşi sudan oluşur ancak bu su oldukça kompakt yapılıdır. Kafatası ile korunur ve bir sıvı içinde yüzer. Bunun sayesinde beynimizi dış etkilerden korur ve ani kafa hareketlerinde beynimiz kafatasına çarparak zarar görmez.

Peki Beynimiz ne kadar enerjiye ihtiyacı var?
Beynimiz Vücut kütlemizin sadece yüzde ikisini kaplamasına rağmen vücudumuzdaki bütün enerjinin yüzde yirmi beşini harcar. Beynimiz uyku halinde bile bir ampulün tükettiğini eşdeğer enerji tüketir. Aşırı ve sade bir varsayımla beynimiz her saniye 20 kilogram ağırlığındaki bir cisme bir metre yüksekliğe kaldırmanıza eşdeğer enerji tüketir.
Bu değerlere şaşırmamak gerek çünkü biz insanlar her saniye düşünürüz birçok Eylem gerçekleştiririz. Her an beynimizin aktif olduğunu düşünürsek bu değerler normaldir.

Peki kafamızın içindeki bu organ bu kadar veriyi nerede ve nasıl tutuyor?
Çoğu insan hafızayı bir bilgisayarın diskine benzerdir fakat bilim insanları çok daha farklı düşünürler. Onlara göre hafıza beyninizde gerçekleşen işlemler zinciridir. Fark etme, kaydetme, hatırlama ve unutma zinciri. Örneğin sevdiğimiz bir şey kaybettiğimizde beyniniz o şeyin işlevini, biçimini ve bizim için neler ifade ettiği gibi şeyleri hatırlar. Eğer kaybettiğim şey bizim için değerliyse ona özel bir çok anıyı da yeniden yaşarız. Kaybettiniz ve değer verdiğiniz bir şey ilk kaybettiğinizde aklından neler geçtiğini düşünün.
Bu şey yenilenebilir bir şey miydi?

Steven Pinker
’in da dediği gibi “Bizler büyük ölçüde hafızalarımızdan ibaretiz.” Yani kısaca Beynimiz bilgileri zincirleme bir şekilde tutar. Her yeni bilgi öğrendiğimizde iki nöron arasında bağlantılar oluşur ve siz o bilgi hakkında düşündükçe nöronlar arasındaki bağ o kadar kuvvetlenir ve siz o bilgiyi ezberlemiş olursunuz. Beynimiz yeni bilgiyi önce kısa süreli hafızada tutar. Siz o bilgi hakkında ne kadar düşünürseniz bilgi güçlenir ve uzun süreli hafızaya geçer. Fakat önemsemediğiniz bir bilgiyle karşılaştığınızda beyniniz bu bilgi hakkında düşünmediğiniz için ortalama 30 saniye içinde bu bilgiyi unutur.

DEVAM EDECEK...
Zeka kelimesi, sırasıyla anlamak veya algılamak fiilinden türetilen entelijansiya veya intellēctus Latince adlarından türemiştir. Orta Çağ'da, intellectus kelimesi, anlamak için bilimsel teknik terim ve Yunanca felsefi terim olan us'un çevirisiydi. Bununla birlikte, terim ruhun ölümsüzlüğü teorileri için kullanıldı ve aktif akıl kavramı (aktif zeka olarak da bilinir) teleolojik skolastisizmin metafizik ve kozmolojik teorileriyle güçlü bir şekilde ilişkiliydi. Francis Bacon, Thomas Hobbes, John Locke ve David Hume gibi doğa araştırmalarına yönelik bu yaklaşımın kökleri modern çağa dayanmaktadır ve filozoflar tarafından şiddetle reddedilmiştir; tüm tercih edilen "anlayış" ("akıl" veya "zeka" yerine), İngiliz felsefi çalışmaları. Örneğin Hobbes, Latince De Corpore'unda, mantıksal saçmalığın tipik bir örneği olarak İngilizce versiyonunda "anlama" anlamına gelen "intellectus intelligit"i kullanmıştır.[5] "Zeka" böylece İngiliz dili felsefesinde daha az yaygın hale geldi, ancak daha sonra (şimdi içerdiği skolastik teorilerle birlikte) daha çağdaş psikolojide yeniden canlandırıldı.
 
Katılım
14 Eki 2021
Mesajlar
17
Tepki puanı
945
NZ Yaşı
4 Yıl 6 Ay 4 Gün
NZR
20.71₺
Çekimlerim
0
Zeka doğuştan gelir hatta üstün zekalık bir yetenektir aslında insanlar arasında fark yoktur derler ama aslında var.Çok daha yetenekli ve zeki çocukları görmüşsünüzdür ama bunu kullanıp kullanmamak önemli olandır.Bundan dolayı çocuk yaşta seçilirler zaten onları doğru yönde eğitip geliştirmek için
 
Katılım
15 Eki 2021
Mesajlar
51
Tepki puanı
1,863
NZ Yaşı
4 Yıl 6 Ay 4 Gün
Yaş
45
Konum
ADANA
NZR
36.66₺
Çekimlerim
0
beynimizin % 100 oranını kullanıyoruz bu saçmalıklara kanmayın. bir yüzücü düşünün sürekli yüzdükçe akciğerleri büyür ve nefesini daha çok tutacak hale gelir ve uzun süreli su altında kalabilir ve efor sarfeder. Beyinde bu şekilde ne kadar çalıştırısanız o kadar fazlasını kullanırsınız. Ama bu efsanelerde ki gibi değil yok efendim insan beyninin %5 oranında kullanırmış külliyen yalan bir örnek daha insan gözünün %1 oranını kullansaydı kör olurdu değil mi bizde beynimizin %5 oranını kullanırsak embesil olurduk

Uzun lafın kısası insan beyninin %100 oranını kullanır onu geliştirmek veya köreltmek sadece sizin eliniz de
 
Üst