Katılım
7 Eki 2021
Mesajlar
66
Tepki puanı
4,318
NZR
27.70₺
Çekimlerim
99
DrvvQDaVAAAARqE.jpg

  • Dünya savaşı öncesi itilaf devletlerinin Osmanlıya karşı tutumları, Osmanlıyı alternatifsiz bırakarak ittifak devletlerine yakınlaştırdı. Almanlar 19. Yüzyıl sonları 20. Yüzyılın başlarında başta demir çelik üretimi olmak üzere makine, elektrik, kimya konularında önemli gelişmeler kaydetti. Modern dönem ekonomik kalkınma sürecinde önemli role sahip olan demiryolu altyapısı geliştirmede diğer Avrupalı ülkeleri geride bırakmıştı. Tarihler 1914’e geldiğinde Almanya demir çelik üretiminde İngiltere’nin iki katı fazla üretim yapıyordu. Bu üretim patlaması Almanya ve İngiltere arasındaki hammadde ve Pazar rekabetini, diğer bir değişle sömürge arayışını had safhaya çıkardı. Fransa Almanlara kaptırdığı kömür havzası Alsace Lorraine bölgesinin kaybını hazmedememekteydi. Tarihi boyunca sıcak denizlere inmek isteyen Ruslar Almanların yükselişinden oldukça rahatsızdı. Alman politikaları Rusların çıkarlarına ters düşmekteydi. İtalyanlar Akdeniz’i ele geçirip Roma imparatorluğunu kurma hayalinde idi.

  • 19 yüzyılda Osmanlının paylaşılması konusu batının ana konusu halini almıştı. Bugün Ortadoğu’da bulunan topraklar İngiltere ve Fransızların iliği alanında, İstanbul boğazı ve Akdeniz Rusya’nın, Antalya ve İzmir İtalyanların ilgi alanındaydı. Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ise Osmanlı üstünde siyasi emellerden çok ekonomik çıkar arayışındaydılar. Yani herkesin Osmanlı üzerinde bir planı ve çıkarı bulunuyordu. Almanlar Osmanlı devletinin stratejik önemini dikkate alıyordu Olası bir savaşta halifeliği itilaf devletlerine karşı kullanmayı hedefliyordu. Bunun bilincinde olan Osmanlı devleti Almanya’ya bir ittifak teklifinde bulundu. Osmanlı devleti içinde bu konu hakkında bir işbirliği yoktu. Almanya tarafında olmak isteyenlerde vardı tarafsız kalmak isteyenlerde. 22 Temmuz 1914 yılında Enver Paşa, saray Bosna suikastı sonrası başlayan uluslar arası krizde Osmanlı devletinin kendini savunmak için tedbirler alacağını hazırlıksız bir 3. Balkan savaşı yaşamak istemediğini etrafındaki ülkeler seferberlik içindeyken Osmanlı devletinin tarafsızlığına saygı göstermeyeceğini bu nedenle bir bloğa gireceğini eğer almanlar istemez ise itilaf devletleri ile ittifak olacağını Almanya Büyükelçisi Wangenheim’e bildirdi.

  • Bu konuşmanın notlarını okuyan Kayser Wilhelm:
  • “ Yapılması gereken tek şey balkanlardaki her tüfeği Avusturya için ateşe hazır hale getirmek bu nedenle Avusturya ile bağlantılı bir Türk-Bulgar ittifakı kabul edilebilir. Bu durum Osmanlı’yı kurumsal tereddütlerle üçlü ittifakın kollarına itmekten daha iyidir.” Şeklindeki talimatlarını İstanbul’a gönderdi. Bu arada Avusturya büyükelçisi Osmanlının Yunanistan ile ittifak yapmamasını rica etmişti sadrazam Said Halim Paşa bunu kabul edebileceklerini ancak Ruslara karşı viyana veya Berlin ile bir ittifak yapmak gerekeceğini bildirdi. 24 temmuzda Wilhelm İstanbul büyükelçisi Wangenheim’e şu telgrafı çekti:


“Onları geri çevirmeyi hiçbir koşulda kaldıramayız. Türkleri geri çevirmek onları Rus-Fransız ittifakına yönlendirebilir.”

Bu talimat sonrası Almanya Osmanlı ittifakı gizli bir şekilde başladı. Bu arada Osmanlı paralarını ödemesine rağmen İngiltere'den sipariş ettiği gemileri alamamıştı. Bu gemilerin Osmanlıya teslim edilmeyeceği İngiltere tarafından 1 ağustos 1914 yılında bildirilmişti. Bu İngilizlerin Osmanlıya karşı düşmanca tavır sergilediklerinden başka bir şey ifade etmiyordu.
Bu olaydan bir gün sonra Osmanlı Almanya gizli ittifakı imzalandı. Rusya, deşifre edilen bu gizli ittifaktan aynı gün haberdar oldu. 3 ağustos 1914 yılında Avrupa’da süregelen savaşta Osmanlı, silahlı tarafsızlık siyaseti takip edeceğini açıkladı. O günlerde Yunanların ABD’den 2 adet savaş gemisi aldığı bilgisi ulaştı.

İttihat ve terakki mensubu Galip Vardar Osmanlının neden Almanya yanında savaşa girdiğini şu şekilde açıklıyor.

“ Hakikat, ittihat ve terakki erkanın his itibarı ile Almanlara taraftar olmalarında, Rusya’dan korkmalarında, İngiltere ve Fransa’ya asla güvenmemelerinde, para bulmak zorunda bulunmalarında ve nihayet bazı hadiselerin akıntısına kapılarak, onlarında mütereddit kaldıkları cihan savaşına sürüklenmiş olmalarındandır.”

Devam Edecek…



Sizin bu konu hakkında fikirleriniz neler? Sizce Osmanlı savaşa girmese nasıl bir senaryo ile karşılaşırdı.
 
Katılım
13 Eki 2021
Mesajlar
19
Tepki puanı
1,056
NZ Yaşı
4 Yıl 6 Ay 10 Gün
NZR
3.90₺
Çekimlerim
50
Aslında Osmanlı devletinin Almanya'nın yanın da savaşa girmesi bir tercih değil mecburiyetti. Osmanlı defalarca savaşta itilaf devletlerinin yanın da savaşa girmek için itilaf bloğuna başvurmuş fakat başvurusu kabul edilmemiştir. Bunun nedeni hem Osmanlı'nın kendilerine yük olacağı düşüncesi hem de zaten onun topraklarını da bölme isteği ama aynı blok da yer alırsa bu mümkün olmayacaktı bundan dolayı Osmanlı'yı yanlarına değil karşılarına almaları gerekti.
Bundan dolayı Osmanlı bu büyük savaşta yalnız kalmamak için Almanya'nın yanın da yer aldı tabii ilk başlar da İtalya da bu blokdaydı. Daha sonra sarf değiştirip itilaf bloğuna geçti.
Osmanlı Almanya'nın yanın da savaşa girmek için halkı da memnun etmesi gerekti bunun için sürekli olarak Almanya halka övülmüş ve tarih boyuna kendilerine hiç-bir kötülük yapmadıkları anlatılmış ve sıkı bir Türk Müslüman dostu oldukları söylendi tabiri caiz ise bir namaz kılmadıkları söylendi.
Asıl soru itilaf bloğu Osmanlı devletini kabul etmezken Almanya neden kabul etti?
Bunun en önemli sebebi insan kaynağı. Osmanlı sultanı aynı zaman da İslam halifesiydi. Halifenin isteğiyle Müslüman coğrafyasını kullana bilmekti Savaş başladığın da tahta 6. Mehmet Reşat vardı Savaş da cihat da ilan etti fakat bunun etkili olduğu söylenemez tam tersi Müslüman bazı gruplar tarafından ihanete de uğradı
Almanya'nın Osmanlı da kullanmak istediği bir diğer önemli unsur ise coğrafi özelliği.
Osmanlı boğazlara sahip konumdaydı Almanya bu avantajı kullanarak Osmanlının boğazları itilaf devletlerine savaş da kapatmasını istemesi böylece hem stratejik olarak bir konumda bulunması hem de savaş sırasın da itilaf devletlerinin birilerine maddi-manevi destek olmalarını engellemekti.
Nitekim Çanakkale cephesi de bu nedenle açıldı cephenin açılması çok ilginçtir Cephe aslın da tamamen itilaf devletlerinin bloğun da yer alan Rusya'nın buğdayından yararlanmaktır.
Savaş da silah cephane önemi kadar gıda da önemli çünkü eğer yeterli besini alamasa ordu savaşamaz dolayısıyla herhangi bir zafer kazanılamaz. Osmanlı Savaş sırasında bu amaçla açılan Çanakkale cephesin de boğazı itilaf devletlerine kapatmış ve geçmelerini engellemek istemiştir ve bunu da başararak savaşın süresini de uzatmıştır bu savaş da Osmanlı Ordusun da Alman komutanlar da yer almıştır.
Osmanlı Savaş sırasında sadece bu cephe de ki savaşı kazanmış ve savaşın süresini uzatmıştır.
Tabii bu genel olarak savaşın kazanmasına neden olmamıştır İtilaf devletleri savaşı kazanmış Osmanlı da Almanya ile birlikte yenik devletler arasında yer almıştır.
 
Üst