- Dünya savaşı öncesi itilaf devletlerinin Osmanlıya karşı tutumları, Osmanlıyı alternatifsiz bırakarak ittifak devletlerine yakınlaştırdı. Almanlar 19. Yüzyıl sonları 20. Yüzyılın başlarında başta demir çelik üretimi olmak üzere makine, elektrik, kimya konularında önemli gelişmeler kaydetti. Modern dönem ekonomik kalkınma sürecinde önemli role sahip olan demiryolu altyapısı geliştirmede diğer Avrupalı ülkeleri geride bırakmıştı. Tarihler 1914’e geldiğinde Almanya demir çelik üretiminde İngiltere’nin iki katı fazla üretim yapıyordu. Bu üretim patlaması Almanya ve İngiltere arasındaki hammadde ve Pazar rekabetini, diğer bir değişle sömürge arayışını had safhaya çıkardı. Fransa Almanlara kaptırdığı kömür havzası Alsace Lorraine bölgesinin kaybını hazmedememekteydi. Tarihi boyunca sıcak denizlere inmek isteyen Ruslar Almanların yükselişinden oldukça rahatsızdı. Alman politikaları Rusların çıkarlarına ters düşmekteydi. İtalyanlar Akdeniz’i ele geçirip Roma imparatorluğunu kurma hayalinde idi.
- 19 yüzyılda Osmanlının paylaşılması konusu batının ana konusu halini almıştı. Bugün Ortadoğu’da bulunan topraklar İngiltere ve Fransızların iliği alanında, İstanbul boğazı ve Akdeniz Rusya’nın, Antalya ve İzmir İtalyanların ilgi alanındaydı. Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ise Osmanlı üstünde siyasi emellerden çok ekonomik çıkar arayışındaydılar. Yani herkesin Osmanlı üzerinde bir planı ve çıkarı bulunuyordu. Almanlar Osmanlı devletinin stratejik önemini dikkate alıyordu Olası bir savaşta halifeliği itilaf devletlerine karşı kullanmayı hedefliyordu. Bunun bilincinde olan Osmanlı devleti Almanya’ya bir ittifak teklifinde bulundu. Osmanlı devleti içinde bu konu hakkında bir işbirliği yoktu. Almanya tarafında olmak isteyenlerde vardı tarafsız kalmak isteyenlerde. 22 Temmuz 1914 yılında Enver Paşa, saray Bosna suikastı sonrası başlayan uluslar arası krizde Osmanlı devletinin kendini savunmak için tedbirler alacağını hazırlıksız bir 3. Balkan savaşı yaşamak istemediğini etrafındaki ülkeler seferberlik içindeyken Osmanlı devletinin tarafsızlığına saygı göstermeyeceğini bu nedenle bir bloğa gireceğini eğer almanlar istemez ise itilaf devletleri ile ittifak olacağını Almanya Büyükelçisi Wangenheim’e bildirdi.
- Bu konuşmanın notlarını okuyan Kayser Wilhelm:
- “ Yapılması gereken tek şey balkanlardaki her tüfeği Avusturya için ateşe hazır hale getirmek bu nedenle Avusturya ile bağlantılı bir Türk-Bulgar ittifakı kabul edilebilir. Bu durum Osmanlı’yı kurumsal tereddütlerle üçlü ittifakın kollarına itmekten daha iyidir.” Şeklindeki talimatlarını İstanbul’a gönderdi. Bu arada Avusturya büyükelçisi Osmanlının Yunanistan ile ittifak yapmamasını rica etmişti sadrazam Said Halim Paşa bunu kabul edebileceklerini ancak Ruslara karşı viyana veya Berlin ile bir ittifak yapmak gerekeceğini bildirdi. 24 temmuzda Wilhelm İstanbul büyükelçisi Wangenheim’e şu telgrafı çekti:
“Onları geri çevirmeyi hiçbir koşulda kaldıramayız. Türkleri geri çevirmek onları Rus-Fransız ittifakına yönlendirebilir.”
Bu talimat sonrası Almanya Osmanlı ittifakı gizli bir şekilde başladı. Bu arada Osmanlı paralarını ödemesine rağmen İngiltere'den sipariş ettiği gemileri alamamıştı. Bu gemilerin Osmanlıya teslim edilmeyeceği İngiltere tarafından 1 ağustos 1914 yılında bildirilmişti. Bu İngilizlerin Osmanlıya karşı düşmanca tavır sergilediklerinden başka bir şey ifade etmiyordu.
Bu olaydan bir gün sonra Osmanlı Almanya gizli ittifakı imzalandı. Rusya, deşifre edilen bu gizli ittifaktan aynı gün haberdar oldu. 3 ağustos 1914 yılında Avrupa’da süregelen savaşta Osmanlı, silahlı tarafsızlık siyaseti takip edeceğini açıkladı. O günlerde Yunanların ABD’den 2 adet savaş gemisi aldığı bilgisi ulaştı.
İttihat ve terakki mensubu Galip Vardar Osmanlının neden Almanya yanında savaşa girdiğini şu şekilde açıklıyor.
“ Hakikat, ittihat ve terakki erkanın his itibarı ile Almanlara taraftar olmalarında, Rusya’dan korkmalarında, İngiltere ve Fransa’ya asla güvenmemelerinde, para bulmak zorunda bulunmalarında ve nihayet bazı hadiselerin akıntısına kapılarak, onlarında mütereddit kaldıkları cihan savaşına sürüklenmiş olmalarındandır.”
Devam Edecek…
Sizin bu konu hakkında fikirleriniz neler? Sizce Osmanlı savaşa girmese nasıl bir senaryo ile karşılaşırdı.