Katılım
7 Eki 2021
Mesajlar
66
Tepki puanı
4,318
NZR
27.70₺
Çekimlerim
99
Osmanlı Ordusu Ne Kadar İnsan Kaynağına Sahipti?

rusya_2_kasim_1914_te_osmanli_imparatorlugu_na_savas_ilan_etti_h482364_c655b.jpg


Türk ordusu Temmuz 1913 ile Ağustos 1914 arasındaki kaybedilen balkan savaşlarından ders çıkararak ordu içinde yeniden yapılanmaya girdi. 1300 üzerinde yaşlı subay zorlunu emekliye ayrıldı. Bu şekilde ordunun idaresi gençleştirilmiş oldu. Enver paşa orduda disipline çok önem verdi ve ordunun siyasetten arındırılması konuşana dikkat etti. Donanma modernizasyonu için İngiliz bir heyet getirildi. Tatbikatlar yapıldı manevra ve atış talimleri konusunda çalışmalar başlatıldı. Balkan mağlubiyetinin ardından Liman Von Sanders ve onunla beraber Almanya’dan gelen subaylar Osmanlı kara ordusunu düzenleme görevinden sorumluydu. Bu askeri heyeti kara ordusuna önemli katkılarda bulundu. Liman Von Sanders’in İstanbul’a gelmesi Rusları çok rahatsız etmiş hatta diplomatik sorunlara yol açmıştı.


Otto_Liman_Von_Sanders.jpg

Liman Von Sanders



Osmanlı ordusunun barış zamanındaki kuvvetleri yaklaşık olarak 200.000 asker ve 8.000 subaydan oluşuyordu. Savaş durumuna hazır hale gelmesi için ordunun yaklaşık 480.000 askere ve yaklaşık 13.000 subaya ihtiyacı vardı. seferberlik ilanı ile 1.000.000 insan ve 210.000 hayvanın ordu bünyesine kazandırılacağı düşünülüyordu. Bu 1.000.000 kişinin 500.000’i askeri harekata hazır hale getirilecek geri kalanı ise iç güvenlik, kıyı savunması, iletişim ve ulaştırma hatlarının işler vaziyette kalması için kale garnizonlarında tutulacaktı. 3 Ağustos 1914 tarihinde Müslüman olmayan vatandaşların 30 altın karşılığında askerlikten muaf olabileceklerini duyuran kanun yayınlandı. Seferberlik 5 Ağustos 1914 yılında duyuruldu. Geçici bir kanun hazırlandı. Bu kanuna göre 1869-82 tarihleri arasında doğan Müslüman veya gayrimüslim olan erkekler askerlik görevine çağırıldı. Bu kanun çerçevesinde ilk defa İstanbullularda askere alınacaktı. Bu kanun ile 32-45 yaş arasındaki erkekler davet edilmeyi beklemeksizin askerlik şubelerine müraacat edecek ve askere alınacaktı. Bu kanuna uymayanların ağır şekilde cezalandırılacağı duyuruldu.

6d39fe8108567bd5fa18127241c6686d.jpg


İhtiyaç olması halinde Osmanlı’ya göç etmiş kişilerinde askere alınabileceği ilan edildi. Savaşın şiddetini arttırdığı 1915 yılının nisan ayında. Osmanlıya göç etmiş ve edecek olan kişilerin Osmanlıya gelişlerinden 3 ay sonra askere alınabileceği bildirildi. Savaşın ilerleyen yıllarında büyük kayıplar yaşayan imparatorluk asker kaçışlarının önüne geçmeye çalışıyordu. Bu doğrultuda 29 Ağustos 197 yılında askerden kaçanların verilen süre içinde dönmedikleri takdirde mallarına ve haklarına el koyulacağı ilan edildi. Kaynaklara göre Ağustos 1914 yılından Temmuz 1915 yılına kadar askere alınana er sayısı 1.943.720 idi. 4 yıllık savaş süresin de 2.873.00 kişi askere alınmıştır.

C-Fl7-WXcAAK0OY.jpg


Devam edecek...

Konu hakkında düşünceleriniz neler?
 
Katılım
12 Eki 2021
Mesajlar
91
Tepki puanı
4,438
NZR
52.53₺
Çekimlerim
49
Osmanlı Ordusu Ne Kadar İnsan Kaynağına Sahipti.jpg

Aslında Osmanlı'nın başından beri sahip olduğu şey daha sonra sonunu getirdi. Nasıl mı? diye sorup merak edebilirsiniz. Osmanlı çok uluslu bir yapıya sahipti. Bir tarafta Ermeniler bir tarafta Arnavutlar bir tarafta Sırplar oldukça fazla Ulusu bir arada barındırıyordu hiçbir devlet için bu kolay bir şey değildi. Ama Osmanlı sahip olduğu hoşgörü sayesinde bir düzen kurmayı ve bu farklı ulusları bir Arada tutmayı başarmıştı. Tabii bu düzen ve himayeyi üstün hoşgörü sağlıyordu Osmanlı devleti kendi milleti ile hikayesinde ki diğer milletler arasında kesinlikle ayrım yapmıyor sadece onları da Müslüman yapabilmek adına belli vergilerde ortaya ufak farklar koyuyordu. Osmanlı'nın bu hoşgörü anlayışı yüzyıllarca himayesi altında tuttuğu milletlerin Osmanlı topraklarında sorunsuz bir şekilde yaşamasını sağlamıştı. Ancak Fransız ihtilali ile beraber milletlerin kendi egemenliklerini kurmak istemesi aslında Osmanlı için sonun başlangıcı olmuştu. Fransız ihtilalinden sonra dış devletlerin de etkisi ile beraber Osmanlı himayesindeki milletler ayaklanmaya ve isyanlar çıkarmaya başladılar. İlk isyan eden Sırplar oldu ve bu isyanların ardı arkası kesilmemeye başladı. İşte ama hoşgörü hem Osmanlı'nın yüzyıllarca ayakta kalmasını sağlamış hem de Osmanlı için sonun başlangıcı olmuştu.
 
Üst