Ben hayvanları çok sevsem de her zaman onlara karşı korktuğumdan ön yargılarım vardı. Yani onları dışarı da sevmeye çalışsam da evde onlarla birkaç dakika bile geçiremezdim. Ancak işte hayat seni en korktuğun duygular ile karşı karşıya bırakabiliyor. Bende bir vesile ile üniversite dönemimde evsiz kaldığım için bir grup arkadaş ile tanıştım. Onlarla kanımız uyuştuğu için birlikte eve çıkma kararı aldık. Bu kararın sonucunda birlikte evimizi tuttuk ve onlar benden gizledikleri şeyi sonunda benimle paylaştılar. Evde tatlımı tatlı ve çok samimi bir
yavru köpek vardı. Adı
FOX’du. Kahverengi ve uzun tüyleri vardı, beni görür görmez üstüme atlamaya niyetlenmişti, ben tabi erkekliğime toz kondurmamak için korktuğumu belli etmedim onlara ama içten içe sanki korkudan altıma yapacak gibiydim.
Koca adam küçücük köpekten korkar mıydı sizde ben korkuyordum işte. Neyse zaman geçtikçe biz bu ufaklık ile vakit geçirmeye başladık oda bana ufak ufak alışmaya başladı. Diğer köpekler gibi değildi ama ne havlıyordu ne dışarıdaki hayvanlara karşı çok sert bir hayvan değildi. Oldukça sessiz ve uysal bir hayvandı yani. Birkaç hafta sonra bırakın bir köpekle aynı evde kalmayı bırak bir köpeğe dokunamayan Emre , foxla beraber yatmaya başladı

Aşı sorusuna gelecek olursak, onları bir bebek gibi düşünebilirsiniz. En küçüklükten büyüklüğüne kadar ona dikkatle bakmanız gerekiyor. Yani tüm aşılarını zamanında ve eksiksiz olması gerekiyor.