KİMDİR? - J. ROBERT OPPENHEIMER: ATOM BOMBASININ BABASI
Manhattan Projesi'nin Önderi, Teorik Fizik Dehası ve Soğuk Savaş'ın Trajik Kurbanı
Manhattan Projesi'nin Önderi, Teorik Fizik Dehası ve Soğuk Savaş'ın Trajik Kurbanı
Julius Robert Oppenheimer, 22 Nisan 1904 tarihinde New York'ta, Almanya göçmeni varlıklı bir Yahudi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Genç yaştan itibaren mineralojiye, edebiyata ve bilime büyük ilgi gösterdi. Harvard Üniversitesi'ni kimya alanında üç yılda en yüksek dereceyle tamamladıktan sonra, o dönemde modern fiziğin kalbi olan Avrupa'ya geçti.
İngiltere'de Cambridge Üniversitesi'nde deneysel fizik alanında şansını denedi fakat laboratuvar çalışmalarında başarısız oldu. Bu durum onda ruhsal bunalımlara yol açtı. Daha sonra Max Born'un davetiyle Almanya'daki Göttingen Üniversitesi'ne gitti. Burada teorik fiziğe yöneldi ve 1927 yılında, henüz 23 yaşındayken doktora derecesini aldı. Bu dönemde kuantum mekaniğinde bugün hala kullanılan ve moleküler dalga fonksiyonlarının hesaplanmasını kolaylaştıran ünlü Born-Oppenheimer Yaklaşımı'nı geliştirdi.
2. Los Alamos ve Manhattan Projesi
Amerika'ya döndükten sonra Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley ve Caltech'te eş zamanlı olarak dersler vererek Amerika'daki teorik fizik okulunu kurdu. Astrofizik üzerine çalıştı ve kara deliklerin varlığını öngören teorik makaleler yazdı. Ancak 1939'da İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve Almanya'nın nükleer fisyonu keşfetmesi, Oppenheimer'ın hayatını tamamen değiştirdi.
1942 yılında, General Leslie Groves tarafından atom bombası geliştirmeyi amaçlayan gizli Manhattan Projesi'nin bilimsel direktörlüğüne atandı. Oppenheimer, New Mexico çölündeki gözlerden uzak Los Alamos Laboratuvarı'nı kurdu. Dünyanın en parlak bilim insanlarını (Richard Feynman, Enrico Fermi, Niels Bohr gibi) bu izole kampta bir araya getirdi. Onun olağanüstü organizasyon yeteneği ve karizmatik liderliği, projenin hızla ilerlemesini sağladı.
16 Temmuz 1945 tarihinde, insanlık tarihinin ilk nükleer denemesi olan "Trinity Testi" gerçekleştirildi. Çölde yükselen devasa ateş topu ve mantar bulutu, Oppenheimer'ın ve tüm ekibin hayatını sonsuza dek değiştirdi.
Oppenheimer, patlama anında hissettiklerini daha sonra şu ünlü kelimelerle ifade edecekti:
Hindu kutsal metni Bhagavad Gita'dan bir dize aklıma geldi: "Şimdi ben ölüm oldum, dünyaların yok edicisi." Sanırım hepimiz bir şekilde bu hissi paylaşıyorduk.
4. Soğuk Savaş ve Cadı Avı
Savaştan sonra Oppenheimer, ABD Atom Enerjisi Komisyonu (AEC) Genel Danışma Komitesi Başkanı olarak görev yaptı. Ancak nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla daha güçlü olan Hidrojen Bombası'nın geliştirilmesine şiddetle karşı çıktı. Bu tutumu, askeri bürokrasi ve onun ezeli rakibi olan fizikçi Edward Teller ile arasını açtı.
1954 yılında, ABD'de McCarthy döneminin başlattığı anti-komünist histeri (Kızıl Korku) dalgasının hedefi haline geldi. Berkeley yıllarındaki sol eğilimli arkadaşları ve eski sevgilisi Jean Tatlock üzerinden yürütülen soruşturmada, Sovyet ajanı olmakla suçlandı. Tarihe "Oppenheimer Güvenlik Duruşmaları" olarak geçen süreçte ağır psikolojik baskı altında kaldı:
| Duruşma Yılı | Suçlama Nedeni | Sonuç |
|---|---|---|
| 1954 | Sol eğilimli gruplarla ilişkiler, Hidrojen Bombası muhalefeti | Güvenlik izninin iptal edilmesi, devlet projelerinden men |
5. Son Yılları ve Bilimsel Mirası
Kariyerinin yıkılmasının ardından Oppenheimer, Princeton'daki Institute for Advanced Study (İleri Araştırmalar Enstitüsü) direktörlüğüne devam etti. Burada Albert Einstein gibi isimlerle yakın çalıştı, genç teorik fizikçileri destekledi ve bilimin insanlık üzerindeki ahlaki sorumluluğu üzerine konferanslar verdi. 1963 yılında, haksızlığı biraz olsun gidermek adına Başkan John F. Kennedy tarafından kendisine prestijli Enrico Fermi Ödülü verildi.
Robert Oppenheimer, 18 Şubat 1967 tarihinde, gırtlak kanseri sebebiyle 62 yaşında Princeton, New Jersey'de hayata gözlerini yumdu. Mirası, bilimsel dehasının yanı sıra, insanlığın eline tutuşturduğu devasa yıkım gücüyle baş etmeye çalışan trajik bir entelektüelin sembolü olarak yaşamaya devam etmektedir.