ANUNAKİLER KİMDİR? - BÖLÜM 3: HURRİ VE HİTİT MİTOLOJİSİNDE 'ESKİ TANRILAR'
Anadolu Topraklarında Karuilies Siunes Rüzgarı ve Yeraltı Meclisi[/CENTER>
1. Kültürel Köprü: Babil'den Hattuşa'ya Hurri Etkisi
Antik Mezopotamya'nın zengin mitolojik mirası, ticaret kolonileri, diplomatik yazışmalar ve özellikle kuzey Mezopotamya ile güneydoğu Anadolu arasında yaşayan Hurriler aracılığıyla Anadolu topraklarına taşınmıştır. Hitit İmparatorluğu, askeri olarak fethettiği her coğrafyanın inanç sistemini, yerel tanrılarını ve kültlerini benimseme eğilimindeydi. Bu yüzden Hititler, tarihi kaynaklarda sıklıkla "Bin Tanrılı Halk" olarak anılır.
Mezopotamya panteonunun köklü tanrılar grubu olan Anunnaki, Hitit ve Hurri dini metinlerinde doğrudan "Eski Tanrılar" (Hititçe:
2. Göksel Krallık Savaşları ve Yeraltı Sürgünü
Hitit-Hurri teogonisine, yani tanrıların soy kütüğü anlatılarına göre evrenin yönetimi büyük çatışmalar ve taht kavgaları sonucunda şekillenmiştir. "Gökteki Krallık (Kumarbi Döngüsü)" olarak bilinen destansı anlatıda bu durum şu şekilde aktarılır:
Sürgündeki Eski Tanrılar (Anunnaki), yeryüzünün karanlık derinliklerinde yaşasalar da, evrenin yaratılış anından kalan büyük sırları ve kozmik araçları ellerinde tutuyorlardı. Fırtına tanrısı Teşup'u devirmek isteyen Kumarbi, diorit taşından devasa bir canavar olan Ullikummi'yi yaratıp denizin ortasında büyüterek tanrılara saldırttığında, yeni tanrılar büyük bir çaresizliğe düştüler.
Bilgelik tanrısı Ea (Enki), bu kozmik felaketi çözmek için yeraltındaki Eski Tanrılar meclisine danışılmasını önerdi:
Hititlerin bu eski tanrılara (Anunnaki) günlük hayatta tapındıklarına dair bir kanıt yoktur; kurban sunuları genellikle fırtına tanrılarına yapılırdı. Ancak Anunnaki, uluslararası siyasi antlaşmalarda en kritik rolü oynuyordu.
Hitit Kralı I. Şuppiluliuma ile Mitanni Kralı Şattivaza arasında imzalanan ünlü devlet antlaşmasında, yeminlerin tutulmasını denetlemek üzere çağrılan şahit tanrıların en sonunda "Karuilies Siunes" (Eski Tanrılar) listelenir. Eğer antlaşmayı imzalayan taraf yeminini bozarsa, yeraltının karanlık dehlizlerinde yaşayan bu gazap dolu eski tanrıların yeryüzüne çıkarak o devleti ve halkı tamamen yok edeceğine inanılırdı.
Anadolu Topraklarında Karuilies Siunes Rüzgarı ve Yeraltı Meclisi[/CENTER>
Antik Mezopotamya'nın zengin mitolojik mirası, ticaret kolonileri, diplomatik yazışmalar ve özellikle kuzey Mezopotamya ile güneydoğu Anadolu arasında yaşayan Hurriler aracılığıyla Anadolu topraklarına taşınmıştır. Hitit İmparatorluğu, askeri olarak fethettiği her coğrafyanın inanç sistemini, yerel tanrılarını ve kültlerini benimseme eğilimindeydi. Bu yüzden Hititler, tarihi kaynaklarda sıklıkla "Bin Tanrılı Halk" olarak anılır.
Mezopotamya panteonunun köklü tanrılar grubu olan Anunnaki, Hitit ve Hurri dini metinlerinde doğrudan "Eski Tanrılar" (Hititçe:
karuilies siunes veya karuileş şiuneş) olarak adlandırılarak panteonun arkaik, karanlık ve saygın tabakasını oluşturmuştur.2. Göksel Krallık Savaşları ve Yeraltı Sürgünü
Hitit-Hurri teogonisine, yani tanrıların soy kütüğü anlatılarına göre evrenin yönetimi büyük çatışmalar ve taht kavgaları sonucunda şekillenmiştir. "Gökteki Krallık (Kumarbi Döngüsü)" olarak bilinen destansı anlatıda bu durum şu şekilde aktarılır:
- İlk kral, gökyüzünün en eski hükümdarı olan Alalu idi. Dokuz yıl boyunca tahtta kaldı ancak veziri Anu ona isyan etti. Alalu yenildi ve yerin derinliklerine kaçmak zorunda kaldı.
- Ardından tahta geçen Anu, dokuz yılın sonunda Alalu'nun oğlu Kumarbi'nin isyanıyla karşılaştı. Kumarbi, Anu'nun cinsel organını ısırıp yutarak göklerin krallığını ele geçirdi ve hamile kaldı.
- Bu hamilelikten doğan fırtına tanrısı Teşup (Hititçe: Tarhunna), Kumarbi'yi mağlup ederek panteonun yeni kralı oldu.
3. Ullikummi Destanı ve Kadim Bakır TestereBu kanlı taht kavgaları sırasında, tahttan indirilen eski tanrı kuşakları (Alalu, Kumarbi'nin yandaşları ve Mezopotamya kökenli kadim tanrılar) yeni nesil fırtına tanrısı Teşup tarafından yeraltı dünyasına sürgün edildiler. Hitit metinlerinde isimleri geçen bu Eski Tanrılar arasında Aduntarri, Zulki, Ammezzadu, Irpitia, Narru, Namara, Minki ve Namtaru gibi Mezopotamya kökenli figürler yer alır.
Sürgündeki Eski Tanrılar (Anunnaki), yeryüzünün karanlık derinliklerinde yaşasalar da, evrenin yaratılış anından kalan büyük sırları ve kozmik araçları ellerinde tutuyorlardı. Fırtına tanrısı Teşup'u devirmek isteyen Kumarbi, diorit taşından devasa bir canavar olan Ullikummi'yi yaratıp denizin ortasında büyüterek tanrılara saldırttığında, yeni tanrılar büyük bir çaresizliğe düştüler.
Bilgelik tanrısı Ea (Enki), bu kozmik felaketi çözmek için yeraltındaki Eski Tanrılar meclisine danışılmasını önerdi:
- Yeraltı Depoları: Ea, yeraltına inerek eski tanrıların mühürlü depolarını açtırdı.
- Kozmik Testere: Zamanında gök ile yeri birbirinden ayıran kadim bakır testereyi (kuruzi) gün yüzüne çıkardı.
- Canavarın Sonu: Bu testere ile taş canavar Ullikummi'nin ayak bilekleri kesildi, canavarın yerle bağlantısı koparılarak fırtına tanrısının zafer kazanması sağlandı.
Hititlerin bu eski tanrılara (Anunnaki) günlük hayatta tapındıklarına dair bir kanıt yoktur; kurban sunuları genellikle fırtına tanrılarına yapılırdı. Ancak Anunnaki, uluslararası siyasi antlaşmalarda en kritik rolü oynuyordu.
Hitit Kralı I. Şuppiluliuma ile Mitanni Kralı Şattivaza arasında imzalanan ünlü devlet antlaşmasında, yeminlerin tutulmasını denetlemek üzere çağrılan şahit tanrıların en sonunda "Karuilies Siunes" (Eski Tanrılar) listelenir. Eğer antlaşmayı imzalayan taraf yeminini bozarsa, yeraltının karanlık dehlizlerinde yaşayan bu gazap dolu eski tanrıların yeryüzüne çıkarak o devleti ve halkı tamamen yok edeceğine inanılırdı.
Hitit kraliyet arşivlerinde geçen yemin metinlerindeki eski tanrı çağrı kalıbı:
(Ve böylece eski tanrılar öne gelsinler, kim ki yemini bozarsa onu yeraltına çeksinler...)
Kod:
...nasta karuilies siunes parandu, siunes kuelis kissan arnuwanzi...